Yazım Yanlışı

Mutlak bir inançla gözlerimi tavanada dikerim ha!

14 Eylül 2010 Salı

Doy artık

Vitrindeki o kırmızı kazağı al artık
Ötesinde gözün olmasın diyorum bazen
Yıllarca hep aynı terane değil miydi yıpratan?
Daha daha daha…
Öyle edepsiz ki yatak odasına girmiş bu fütursuz kelime.
Bacak arasına hangi ara sakladın bu kadar doyumsuzluğu?
Doymaz mısın be insancık?
Hayvan terli yemi yesin artık!
Üstün yaratığım tavrı güdersin
İşin aptallığı ise bunu varsayan bi tek sensin.
Sordun mu archabacteria’ya?
Yok amk.
Terliksi ve kamçılı hayvanla hep taşşak geçtin.
Hiç düşündün mü ulen maymun oluyoruz ürerkende, dans ederkende, yemek yerkende…
İki organ, birkaç fazla sinaps bağı mı tüm mesele?
Dudaklarından üresen o mu mahrem yada önem olacak?
Onu mu saklayacaksın
Sus konuşma o zaman!
İlla sokacaksın birşeye burnunu dimi!
Doy artık
Yedin bitirdin kendinide dünyayı da bi başkasını da.
Kabul et ki sadece varsayımsal tarihte varsayımsal kurallarla denk gelmiş bir organizmasın.
Birinci doğmuş bir sperm hücresi.
Çürüyüp gübre olmaya çabala.
Bi halta yararsın.
Böbürlenemez, ben büyük bi bokum demezsin.
Bi ağaçı beslersen ne ala.
Senden sonraki türünden organizma altında sevişmesi için.
O bile değilsen.
Yak kendini, bence tabi!

11 Eylül 2010 Cumartesi

Hayal et kaybet!


Yüzüyormusun?
Ben daldım rüyalara
Ama boğulmuyorum bu kez

Hayal ettiğim ev bu değil
Pencereleri çok küçük
Güneşe direnemez bu duvarlar
Yansımalı sabahları üzerine
Uyandığında yüzünü parlatmalı
Yatağı çevirelim
Yıldızlardan şekil üreteceksek.
Ay,Güneş bu niyetle doğar mı?
Sanmıyorum onlar daha görev bilinçli
Bizse kullanıyoruz
Bencil olmak doğamızda var
Ama yok ki!

Bu şarkı bizim olsun mu?
Sırf piyano çalamadığımızdan olsun mu?
İmrenelim dinlerken
Ama odağımız dans olsun

Bedeninde kaç günde dolaşabilirim
Bunu düşünmeyelim
Yolu kısaltmaya ne hacet
Üretken olmayalım
Hırslıda bu konuda

Bi yabancı dizi tut içinden
Çiçekleri sularken cam kenarında
Yağmur yağmalı ama
Altyazısını kaçırıp birşey anlamazken
En absürt diziden.

Yıllanmış olmasın bu şarap
O zaman tüketirken duygusallaşırım
Bilirsin zamanadır takıntım
Yaş problemleri çözemiyorum
O yüzden ucuz ama acı olsun
Acı tadını ben alırım senin
Dudakların kızarsın sadece
Ben ıslatırım

Yemek yapalım mı
İsmini biz koyalım
Yeterince pişemeyebilirde
Zaten tadını çıkartmayada gerek yok
Sırf bi ritüele uyalım

Bir film izleyelim
Bu film bizim olsun
Ezberlesekte sözlerini izleyelim
Sırf izler gibi yapmak için izleyelim
İzleyemeyelim
Bırakalım filmi
Giyinelim
Zaten çıplakmıydık ki?

Boya saçlarını hadi
Aksında benim saçlarıma
Rengarenk olalım
Duvarları boyayalım
Ellerimizi kullanarak
Duvarlarda bize baksın.

Gece yarısı caddelerde lamba sayalım
Ama her lambaya teşekkür edelim
Bi şarkı söyle
Çat pat ingilizceyle uydur gerekirse
Ben dans ederim
Ama kar yağdır üzerime
Etraftakiler şaşkın baksın
Ama gülsünde bize
Ellerin üşümesin ama
Kendimi suçlarım
Kazağını çekeyim
Annen gibi bakamam sana söz
Ama sen üşüme

Bu kareleri yakalamalı kaçmadan
Pozlar verelim birbirimize
Yada birlikte olsun
Sadece bizim olsun
Ayıpsız olsun
Sapık olacaksan peşin söyle
Ben zaten ilkelim
Fantaziler üretelim
Sıkışınca klişelere uy ama sen
Terin karıştıkça bana
Ben ilaç diye dokuma saklayayım
Organlarına adlar koyayım
Sahiplik ekli olsun hepsi
Benim olsun
Organ mafyası mıyım?
Köle olmayalım ama divane olabilir
Deli olacak kadar akıllı olalım
Herkes tukaka yapsın bize
Ama biz olalım

Ütopyalarmız olsun
Direnişlerimizde.
Yenilikçide olalım
Gericide.
Üretkende
Tüketicide.
Ama biz olalım
Bizi tüketme.
Bana direnme.
Hiçe sayma beni
Ve şu klişeyi baltala
'en çok severken en çok yaralama'
Kurmayalım saati
Ayrılık zamanına

Çocuklarımız olsun
Bize benzeyen
Küselim bazen
Sırf çocuğumuza bakalım
Birbirimizi görmek için
Ayrı uyumayalım
Sarılınca unutalım
Uyanalım
Bu rüyadan
Sen bir boşluk ol
Bense arkaplan!

10 Eylül 2010 Cuma

önerisel.

http://orphtyler.tumblr.com/

Rüya Kız

Kapattım gözlerimi haydi körüm.
Bir de ebelik gerekli galiba?
Deniz kızı figürü canlanmıyo kafamda
Baya ayaklı birisin yani.
Bir cadde beliriyor sadece
Büyük çınarlarıyla geniş ve sisli
Soluk bina yüzleri var etrafta
İnsanlar var adımları aceleci.
Sense bordo bir kazağa sahipsin.
Örülmüş beren saçlarını esirger.
Gözlerin, kirpiklerin kaybolmaya müsait
Dudaklarınsa bir uçurumdan haberdar.
Adımların cezbeder, seçilir seslerin
Geçerken hayatımdan gözlerini gözlerim
Sanki herşey siyah beyaz bir tek onlar renklidir.
Benim gözler renksiz ama inan kalbim temizdir.
Görüntüm korkutmasın çok hassastır bakışım.
Bir düzenbaz hayatta ben epeydir safmışım.
Söylersem kullanmazsın 'seni sevdim diye'
Ama korkarım ayrılık istersen diye.
Hayallerim açıktır ama adımlar kısa,
Uzun adımlı birine sakın gitme.
Duruyorum bu kısırdöngüyü yaşadıkça
Olduğum gibi,
Bir kaybetmiş gibi
Yok gibi.
Haydi tut elimden o zaman,
Yürüt beni annem gibi...

Emret Kendine!

Yak sigaranı!
Kirpiklerinde yansın biraz!
Ov gözünü!
Gözün yaşarsın!
Atsın pisliğini!
Kap biranı!
Tiksinme dolsada tükrüğün tenekene!
Benim tükrüğüm de!
Kabullen tükürebildiğini!
Çamur olsun paçaların!
Ne kadar para verdiğin önemli mi?
Pantolonun yırtılsın takılıp çite!
Ama sen özgürlük iste!
Koyun olmayacağım de!
Dans et caddenin ortasında!
Küfret kabullenemez kafalara!
Linç et!
Linçe uğra!
Dayak ye!
Kan dolsun ağzın!
Ama kanlı dişlerinle gülümse!
Gülümsedikçe korksun korkusuzluğundan yobaz beyinler!
Öpüş ilk karşılaştığın güzelle!
Tokat atsın takma!
Yüzün kızarsın!
Orjinal bir çalım at rakiplerine!
Yarışma!
Kazanma!
Erteleme!
Bahane üretme!
Yalansız net yaşa!
Pis olsada yaşa!
Kaybetsende yaşa!
İtilsende yaşa!
Çığlık at!
Kanat!
Titre!
Boşalt!
Sarıl tırnaklarını takarak!
Uyu günlerce!
Uyuma bazen hiç!
Gülerek yuvarlan!
Kabullen!
Savunma başkasına kendini!
Aptalım de!
Farklı olduğunu düşün!
Ama farklı renk bi boksun bunu düşün!
Dans et!
Davet et!
Siktir et!
Araştır!
Beslen!
Besle!
Doy!
Doyur!
Unut!
Hatırla!
Net ol!
Maskeler sakla!
Maskelerini kendin yak!
Güçsüz ol!
Güçlülük lafları et!
Taktik ver!
Bilgiçlik tasla!
Yanıl!
Kazandım san kaybederken!
Kareyi yakala!
Çirkin yüzüm ama gülümsemem güzel de!
Kasıl!
Klişelere ayak dire!
Orjinal şeyler üret!
Üstünlük taslama!
Göt ol göt et göt!
Küfret!
Cezbet!
Kaybet!
Oku!
Sev!
Sil!
Unut!
İnsan gibi yaşa!
Düşün!
Yaşarken düşün!
Aptalca olduğunu bilerekte yap!
Kuralları sen koy!
Kuralları çiğneme!
Kuralları esnet!
İktidar lafı güç değil bi bataklığı anımsatsın!
Büyük şeyin çok zaafı olduğunu bil!
Mükemmel ol!
Mükemmeliyetçi değil!
Tanrı istiyor diye kılıf üretme!
Ben istiyorum de!
Çalıştır mantığını!
Bu yazıyı bitir!
Kaybet bu yazıyı!
Unut bu yazıyı!
Bi porno gibi davran!
Amaç halinde yönel!
Sonra kaldır at!
Dikkat et kendine!
Kendini başkasından az düşünme!

7 Eylül 2010 Salı

Kafadaki hardseks sever filleri durdurmaya ikna için filce bilme zorunluluğu!

Belirsizlik yoruyor, gizem sevmiyorum artık. Herşeydede var aksi gibi bu. Basit şeylerdede karışık şeylerdede. Paranoyak halim yok benim tedavim nananana diye ''eğlenceli'' bir pop şarkısıda değil aksi gibi..

Alnımdaki sivilceleri daha çok sevmiyorum ama baskıyla ağrı yapıyor dokunup akıtıyorum dahada şişiyor kısırdöngü'nün aynada yansıması bu.

Eklem ağrılarımda orta düzey seyrinde. Tembellikten mi romatizmal birşey mi bazen kestiremiyorum. Çıt çıt sesleri gibi birgün kitlenip kalacağım korkuyorum.

Telefonum titriyor bi mesaj geldi, konsantre olamıyorum ne yazsam cevap olarak diyorum sesli vaziyette yazmam gerekeni söylüyor yazmadan telefonu atıyorum. Bu teknoloji gelsin artık sesli mesaj için özel çaba kalmasın. Burdan yetkililere duyuruyorum diye zorlama şiveli bi laf ettim gitti.

İnternette çok zaman harcıyorum artık indirdiğim birkaç şarkı dışında inan ne yazdım ne yaptım bilmiyorum. Çıkınca şunu yapacaktım diyorum hep, planlı olmalıyım daha çok bilinçli tüketici bu galiba?

Bugünlerde siyaset eksenli din karşıtlığı yapıyorum insanlar kırılıyor galiba, ''dinsiz bi yobaz'' algısını değiştirmem gerek galiba giderek yalnızlaştırır gibi geliyo du bakalım.

Ha bide hayatım boyunca varlığına dair gerek duymadığım adamlarla organizasyonlar yapıyorum sırf amaç ortaklığından belkide rahatsızım yanımdakilerin hallerinden ama maske mi takıyorum yoksa bende mi topluma uyuyorum?

Meyvalardada eski tat yok sanki. Üzümler bayıyo, elmalar fazla geliyor, armutlar susuz, muzlarsa manidar. İnorganizme hayır diyorum!

Cinsel soğuma mı oluyor bende yoksa çok çabuk tükendi hazlar bilmiyorum bi isteksizlik var eski alışkanlıklara, sağlıklı olan hangisi bilmiyorum ? Düzenli seks? Düzeyli ilişki? Yoksa Fuck Yourself mi?

Bu saatlerde neden acıkıyorum ve neden organize değilim sigara alma konusunda yetmiyor bu saatlerde genelde. Ekmek arası yesem daha baskın ekmek tadı alıyorum karbonhidrat zehirlenmesi varsa eğer ben olacağım bu gidişle.

Eskiden ilgilendiğim şeyler neden soru işareti taşıyor sonlarında? Mesela spor proğramları? mesela metal müzik? mesela kafede oturmaca? Hayatımı inkar mı ediyorum acaba bazen?

Saçlarım neden çabuk uzuyor? Bakımda yapamıyorum zaten pek yapmamda en azından düzenli yıkamaya üşeniyorum, birşeyler sürüp şekil vermiyorum. Ve sakalımı neden kesmeye başladım artık çok severdim oysa ben!

Fotoğraflara bakmak neden zor geliyor artık. Anılarım yoksa umduğum kadar güzel değil mi? Ve fotoğrafı olan tüm insanlarla neden konuşmuyorum artık?

Ve neden insanlar güvenilmez geliyor. Son 3 ilişkimde aldatıldım diye mi yada ben mi böyle düşünüyorum? Herşeyi niye bu kadar sorguluyorum? 3 maymun mu olmalıyım bazen en azından?

Neden insanlar vebalı gibi bakıyor bana ki vebalılarada böyle bakılmamalı tabi. Deşifre mi ediyorum kendimi, içimi açayım derken? Vede o deşifre dataları bana dair ''ulen buda bizdenmiş tühh mü'' dedirtiyor?

Ve yine ve diye cümleyi kurmam neden? Yazmakta mı doyurmuyor uzun yazıları ben okuyamazken başkasıda okumuyordur biliyorum. Nabza şerbet vermek mi gerekiyor? ''Seviyorum'' dediğim insanlık neden bunu kullanıyor, yoksa izlediğim tüm filmler senaristin birşeye kızıp ütopya yaratması mı?

Bilmiyorum, bilemiyorum...
Daha çok şey mi bilmiyorum?
Dur bakalım sabaha az var güneşe sorcam bilmiyorsa kapatırım gözleri gece olur mu böyle bakınca?

Şarkı Listesi (01.08.2010 - 01.09.2010) (Afiyetle tüketiniz efenim :D)

1- 30 Seconds to mars- L490
2- Bon Iver -  Blindsided
3- Buzzcocks - Airwaves Dream
  - Buzzcocks - The Tac Song
4- The Flaming Lips - Tangerine
5- Courtney Love - Miss World
6- Dredg - Sang Real
7- Florence And The Machine - Cosmic Love
8- Le Tigre - Boom! I Got Your Boyfriend
9- Mando Diao - Dance With Somebody
  - Mando Diao - Down In The Past
10- Wild Beasts- Old Dog
11- My Bloody Valentine - Come In Alone
12- Placebo - Song To Say Goodbye
13- Radiohead - Idioteque
    - Radiohead - Thinking About You
14- Reamonn - Supergirl
15- Taken By Trees - To Lose Someone
16- The Fray - Little House
17- The Strokes - Someday
18- The Velvet Underground - Heroin
19- Tool - Sober
20- Julian Casablancas - Tourist
21- Travis - Love Will Come Through
22- Dolores O'Riordan  - Ecstasy
23- IAMX - Nature Of Inviting
24- Santagold -You'll Find A Way
25- The White Stripes - Red Rain
26- Eddie Vedder - Society
27- Brainstorm - Maybe
28- Massive Attack - Mezzanine
    - Massive Attack - Splitting The Atom
29- Mika - Relax, Take It Easy
30- The Bloody Beetroots - WARP 1.9 Ft Steve Aoki
    - The Bloody Beetroots  - Dimmakmmunication
31- Pj Harvey - Grow Grow Grow
32- Sakin - Laleler Beyaz
33- Ceza - Onuncu Köy
34- Moby - Lift Me Up
35- Telefon Tel Aviv - Sound In A Dark Room
36- Vitalic - Poison Lips
37- Empire Of The Sun - Delta Bay
38- Infected Mushroom - Becoming Insane
39- The Do - On My Shoulders
40- Yeah Yeah Yeahs - Soft Shock
41- Animal Collective -  My Girls
42- LCD Soundsystem - I Can Change
43- Mystery Jets - Hand Me Down
44- Sneaker Pimps - Wasted Early Sunday Morning
45- Athena - Serseri Mayın
46- Maroon 5 - Secret
    - Maroon 5 - Misery
47- MGMT - Flash Delirium
48- Audio Bullys - We Don't Care
49- Oi Va Voi - Ladino Song
50- Regina Spektor - Aquarius

6 Eylül 2010 Pazartesi

Çok hücre eşit değildir çok amaçlılık!


Tek hücreli bi canlı bile amaç taşırken amaçlarım yok diye hayıflanıyorum. Pavlov'un köpeği bile habersizde olsa milyonlarca kpss kitabında adını gösterdi. İlginç belki de doğrudur bu, biz bir ara formdan başka bir şey değiliz yada tek ben böyle miyim, ne bileyim. üremek temelli bir eksenimiz var nesli sürdürüyorsan önemi yok bilgi düzeyinin, güzelliğinin, özelliğinin büyük resimde. Sadece gelecekteki minyatürün kaygısı olacak bunlar da, bugün bize olduğu gibi. Kapa gözlerini ve hayallerinin hep önceden yapılmış şeyler olduğunu düşün ve bi orijinalliğin kalmadığını gör. Özgürüz diyoruz ama üretmedikçe bi başkasının giy dediklerini seçebilecek, izle dediklerini izleyecek, dinle dediklerini dinleyecek, sözlerini yineleyeceğiz. Ya çok geç doğmuşuz bu dünyada veya düşünüp üretmek zor geliyor hazıra sarılmaktan. İkilemlerle dolu adımlar, nefesi zorlayan karbon monoksit havalar, takım elbisede solgun binalar solgun yüzler arasında bordro telaşı, ilkel hallerin günah ayıp sayıldığını düşünüp bilinçaltına itilen gerçek yanımız arasında sürüklenip duracağız. hepsi benim hepsi bizim kapatıp gözlerimi kalbimi açtım beynimdeki fazlalıkları akıtma vakti geçiyor duşta kıvrımlar çizdirerek zamana.. Bunu tekrar düşünmeliyim o zamana kadar gözlerimle konuşacağım burnumla yemek yiyip sigaramı değil saçlarımı yakacağım ve kusmak yerine ağzımdan boşalacağım!

Aidiyet lafları

Yazı yazmak istiyorum ama bi konum var mı bilmiyorum. Hadi aidiyet duygusundan bahset dedim içimden mesela bi eve ait olmak mesela bi ülkeye mesela bi kişiye mesela bi statüye... Bir eşyaya sahip olmak onun sana sahip olmasıdır sonuçta. Ayrıca benim bu noktalarda hep sorunum var kronik bir yorgunluğa sahibim ve vahşi yaşam destekçisiyim. Bi eve sahip değilim arada kalmış hayallerim ve belirsizliklerim var yarın nerede olacağım bilmiyorum doğaçlama yaşıyorum galiba. Bi ülkeye sahip olmaktan çok üst düzey bi algıyla evrensel bakmak gayem oldu her zaman, bu bağlamda üstün bi din üstün bi ırk üstün bi ayrım taraftarı olmadım yani en kaba tabirle hümanist ol yeterdi tavrım ki hayvanlara da üstünlük gayretidir bu. Bi kişiye ait olamadım ki geneli beni oyun hamuru sandı şekil vermeye çalıştıkça özgürlüğümü kısıtladı içimden gelmeden bazı şeyler yaptım ve yaptıkça nefes alanı daraldı, patladım veya bir kişiye aitlik mantığını tükenebilir gördüm hiç kimseye ait olamadım çünkü ölen bi şeye ait olamazdım, destek olabilirdim en fazla. Hem de üst düzey sayılabilecek birisine kendini adamak durumunun modern zamanlarda ''alternatifi var her şeyin,  daha iyisini iste, kimse vazgeçilmez değildir!'' mesajlı reklamlarla yok olmaya yüz tuttuğu inancındayım. Eskiden yakışıklı olmak yeterdi. Veya zeki. Veya materyalist tercihlerle zenginlik istenirdi. Şimdi ise hem yakışıklı hem zeki hem üretken hem zengin birini yönetmek birlikte aranıyor. Bi nevi portföy yönetimi. Ben galiba her iki şartta da arada kalacağım :D Bi statü sahibi de olmak istemedim çünkü statünün özgürlükten çok sorumluluk getirdiğini düşünüyorum ve bir miktar da kısıtlama. Bense en alttan girip basit bi mutluluğu kovalama peşindeyim. Dağınık olsun pek çok şey çevremdeki, toparlamak yerine yaşamaya zaman ayırma taraftarıyım. Yarın değişebilir miyim bilmiyorum ama ailem arkadaşlarım eski sevgililerim olası sevgililerim olmaz dediğim sevgililerim mahalledeki bakkal amca berber kasap herkes bana ucube gibi bakıyor, seviyorum herkesi ileteşemesem bile o ayrı çünkü başka yöntem bilmiyorum hayatı daha çabuk öğreneceğim.!

4 Eylül 2010 Cumartesi

Kendini Cevapsız Arama (!)

Kim ki ben bunu seviyorum derse bir sevgili,
Esasında karşı cins yansımasıdır kendisi.
Neden insan benzerini istemeli, klişeleşti.
Dünya bence bir tane benle çok öznelleşti...
İçten ve önyargısız bir kişiyse karşımdaki eğer
Nereden, ne, nasıl gibi sorgulatan zırhlar çok önemli (mi?)
İsterse insan kökende canlı temalı her şeyi sever (mi?)
Aslında 1 kare 1 tını 1 anı tüm bunlara yeter (mi?)
Riski göze alamamak sonu ertelemek (mi?)
Artık ilişkiler dene gör kampanyaları gibi (mi?)
Mutsuz olmak için dünya bol dikenli bir bahçe (mi?)
Ağzındayken uçurumun sigara yakma telaşı = gülün dikeniyle bütün olma girişimi (mi?)
Bence kendini aramak cevapsız aramaların en kişiseli (mi?)
Ama ama ama bu yazı böyle bitmemeli (mi?)
Yazılan yazılar illaki bir mesaj iletmeli (mi?)

Aç gözlerini, biraz boya katalım!

Zaman insan avında kuyusunu derinleştirirken,
Esmer kanım damarlarıma full saha pres yapıyor.
Çatlattığım sabır taşlarıyla adlar yazıyorum.

Ağzımdaki bakterileşen anadan üryan küfürler, geneli kader denen illete
Ağaran saçlarım bir sonbahar yaprağı hüznüyle savruluyor yüzüme

Yoksulluğum kalp kırmaktan, güvene ve sevgiye el pençe divan durmaktan
Açan günle kararmış umutları yastık içine tıkızlıyorum
Tetiğini hergün aşındırdığım yaşam denen tabancanın
Zaman, anlaşılamamak, yalnızlık ve hayalkırıklığı mermilerini eksiksiz doldurmuşum.

Bu rulet sıkıyor çünkü rulet gibi bende genelde tek sıkıyorum.

Şaşkın genç edasını takındığım en zuladaki maskeme
Çıkartıp sandıklamak yerine günbegün daha çok alışıyorum
İronik belkide şaşkınlığa alışıyorum

Bir x'i unutmaya atfedilen tek boyutlu günlerimde
Tutarsızlığı nefesimin aksak halinden bile duyuyorum.

Umutsuz ve yorgunum yön belirleyici olmayan belirsiz yarışta,
Gerçekten doğru neydi sorgusunu kimi zaman açıkarayken hissettim.
Durdum ve aksak adımlı pek çok kaplumbağa alaycı baktı.
Ben kaplumbağaca bilmediğimden türkçe küfürler savurdum.

Kendime bir yol boyayacağım, suluboyaya yani tüm yatırım
Araya bir hüzün renkleride katarım,
Sakinlik denizi der bi deniz yaparım olmazsa kaçmak isteyenlere
Yanlış adası yaparım pek çirkin olmaz cezalarım
Katılanlara bi mutluluk haritası veririm,hayal kırıklıkları yerine
Sonrada onlar bana umutsuzluk uzatırlar,
Terli ve iç sesime küfrederek uyanırım.