'Hey, bana bir viski' dedi ve oturdu yanı başındaki iskemleye. Yalnızdı tüm gece ve iliklerine kadar ıslaktı. Yağmurda yoktu ama teri ve içten içe gözyaşları bedeninde dolaşmıştı. İnandıramıyordu kendine geldiği noktayı. Oysa nelerden taviz vermedi ki hayatında bu kez olsun diye. Olmadı yine bende mi sorun demek hayatının en kolay temasıydı. Yapmadı bu kez sorun bende değil sende değil kimsede değil ama sonuç yine beklenendi. Oturduğu yerden sendeledi ve yerine bi başkası oturur diye korktu. Tam da buydu sorunu yerine bi başkası oturmuştu ve kalkmasını bi tek kendisi istiyordu acımıştı kendisine ne hale düştüm diye ama kendine acımak da aptalcaydı. Kaldıramazdı da kavga da edemezdi yıpranmıştı epeydir kolları, güçsüzdü tüm başkasını acıtabilecek duyguları. Kan dahi görememişti ki nasıl yumruk atardı? Saf diyordu bazen kendisine ve sonrada ekliyordu saflık ölmüş diye kendi kaybedişine yine kendisi figan içindeydi ve ben de saf değilim zaten dünyadan olmasını beklemem de komik dedi. Nerede olduğunu artık bilmiyordu, ve caddelerdeki en ufak ayrıntıyı kaçırmayan gözleri artık renkleri birbirine sokuyordu kozmik bir vazgeçiş hikayesi gibi. Çirkin geliyordu güzel gözüken her şey ve tüm kızlar birbirine benziyor diyordu tıpkı tüm tepkilerin birbirine benzeyip kişilerin değişmesi gibi. Barda birisini gördü ve kaybedeceğim şey yok diyerek yanına oturuverdi. Derdi tek gecelikte olsa intikam dolu bir seksti. Dinleyemezdi de karşısındakinin hayat hikayesini. Dinlemedi de ve net oldu 'seninle sevişmek istiyorum' diyecek kadar kaba ama dürüst davrandı. Kız bu hayvani tavırdan hoşlandı belki de ve ucuz, müsait bi otelin adresini söyledi. Gidelim dedi cebinde az parası ve denize attığı taşlar vardı. Caddelerde taş bulmak zordu artık o da böyle bir yol seçmişti ama cebi şişkin duruyordu görüntü hiç de normal değildi. Otelde konuşmadan soyundular ve çığlıklar bir ölüm içindi. Saf dediği duyguları hazlarına kattı ve çok ilkel bir halde buldu kendisini ve yüzü kızardı. Hiçbir şey tat vermiyordu, epeydir meme fetişistiydi ama bu gece ilgisini çekmedi çünkü o memeden çok anaçlık sevmişti ataerkil ve çok köylü beyinli buldu düşününce ve sinirlendi kendine. Sıcak bi sıvı değildi sadece akıtmak istediği şey, bir kaybedişti. Ve başardı hiçbir boşalma bu kadar kendinden kopmamıştı. Bitkin düştü kafası da karışıktı ama kirli haline bile aldırmadan uyuyuverdi. Günlerdir bu kadar kesintisiz olmamıştı uykusu. Sigarasına sarıldığında sabah olması çok kolaydı. Gözlerinin altları morarmıştı çirkindi yüzü saçlarıysa yağlıydı. Sabah kalktı ve geceden bir şey kalmamıştı, dün gece kim vardı adı neydi bilmiyordu önemli de değildi amacına ulaşmıştı ve bunu önemsedi. Duşa girdi ve olduğu yerde çömeldi ve ağlaya ağlaya arındı tüm saflığından. Çıktığında çok temiz göründü kendisi ama içi kapkaraydı. Olsun dedi gözlerim yanıyor ama düzelir neler düzelmedi ki? Bu söz benim olsun dedi ve kalabalığa karıştı. Söz şuydu
'Beyazsan kir gösterirsin, siyah ol kirlerini sakla herkes seni temiz bilsin!'
'Beyazsan kir gösterirsin, siyah ol kirlerini sakla herkes seni temiz bilsin!'