Yazım Yanlışı

Mutlak bir inançla gözlerimi tavanada dikerim ha!

27 Ağustos 2010 Cuma

Kan dolmuş bir gözde umudu görebilmek


Patlat dedi ordan en yabancısından bir şarkı. Yabancıydı bildikleri kendisi içine işlerken başkaları anlamaz bakışlar atardı ve bende mi bi bokluk var algısıyla teketek güreşme başlardı içindeki minderde. Güreşme lafına bakmayın kolları oldum olası zayıftı. Ama güçlü benim kalemim diye çok doldurdu kendini. Bi sivri dillilik vardıda o kadar diyebilir bazısı. Açtı karnı ama sadece karnı doyamazdı zihnen doyumu bulduğumda karnımda doyarmı diye düşündü ama boşver dedi öyle bakarsan açlıktan ölürsün diye söylendi. Açtı dolabın kapağını ve asalak yaşardı yemek konusunda hep birisi hazırlamalıydı ama baktı odalara boş bakışlar gibi odalarda boştu. Kaptı en kısa süreli pişebilecek şeyi ve attı ızgaranın üzerine bi yandanda gazeteye gözü kaydı günlük haberleri okurdu ama medyanın bölünmesine hep balgamlı küfürler atardı. Ekmeğide ısıtmaya başladı dolaptan dibine en az yaklaşılmış meyva suyunu kaptı, bu markayı seviyordu çünkü tortu vardı birebir meyva suyu bu diyerek az tadına doyamamıştı. Eskiden olsa gazetenin sonundan başlardı. Son sayfadaki yarı çıplak model dikkatini çekerdi saçmaydı haber ama erkekler için madem bende erkeğim gibi basit bi düz mantıkla baktığıda az olmamıştı. Ha bide destekçisi olduğu takımın maçlarını gazetelerden izlerdi. Giyinmesi gerekirdi çünkü dışarda bekleyen hayatı evde izleyemezdi. Baskılı şeylerle mesaj kaygısı taşıdığından t-shirtleride böyleydi hep birşeyler anlatma telaşı olmuştu hepte yanlış anlaşıldım diye hayıflanırdı. Geçirdi pantolonunu kilo veriyordu kemerden anlardı bunu aynayla fazla arası yoktu. Zaten düzgün bi bedenide olmamıştı. Son kez bakmalı der gibi aynaya yöneldi ve düşük ,şiş göz kapaklarına bakıp gülümsedi hiç açamamıştı gözlerini. Saçları biraz daha uzarsa şekil almazdı yıllardır değiştirmediği haline soktu ve fondoten gibi algıladığı sivilce merhemiyle kızaran bi sivilcesini kapadı. Maskesi hazırdı dışarıya çıkabilirdi mimiklerinden birini seçti ve buldu biraz kasıntı gelsede en yakışıklı böyleyim derdi. Anahtarı ve ceketini eline aldı cüzdanına baktı son kalmış 20tlsi ve az limitli kredi kartı vardı. Çekti paketten bir sigara ve amerikan filminde olduğunu düşündürten zipposuyla yaktı bayılıyordu yanarkenki o sese. Derin nefes alarak merdivenlerden koşarak indi. Adımları hep 2 merdivene denk gelirdi. Dışarı çıkınca caddedeki esnafların ve müşterilerin kalabalığı çoğu kez bi çılgınlık gelirdi kendine. Caddeleri yararak yürümeye başladı kalabalıkta yürürken insanların kasıtlı gözlerine bakmaya bayılırdı gözünü çekmeyenlere genelde gülümser bi tavır sergilerdi. Nereye yürüdüğünü bilmiyordu arayıp görüşebileceği fazla kişide yoktu, hava çok sıcaktı kapalı alan bulmalıydı önce internette maillerine bakmalı ve aynı şehirdeki geneli kız olan arkadaşlarının ne yaptıklarına bakmalıydı. Öylede oldu ama internette beklediği şeyleri göremedi alakasız kişilerle konuşup, dert dinledikten sonra sigara içmeliyim diyerek çıktı dışarı ve çıkar çıkmazda yaktı. Caddelerde yürüyordu yine ve bu yürüyüşü genelde sahile çekerdi kendisini. Sahildede kafelere girer yalnız başına nargilesini içerken birisi gelsin konuşalım der gibi çevresindeki kalabalığa bakardı. Çok kez sırf birisi adres sorsa diyip caddeye çıktığıda olmuştu çünkü konuşmaya ihtiyacı vardı. Nargilesini çayıyla içerken çalan müziğe içten içe eşlik etti. Yan masaya oturan yalnız ve güzel kızı kaçırmadı gözleri. Çok ağlamıştı belli gözleri kan çanağıydı sanki. Kız hiçbir şarkıya eşlik etmiyor telefonuna bakıp küfrediyordu. O çıkana kadar oturmalıydı konuşmayı çok istedi. Artık çevreye girişteki kadar dikkat etmiyordu, algıda seçicilikle uğraşıyordu. Kafede yanına otursam belliki yıpranmış ters bir reaksiyon verebilir dedi ve korktu birazda toplulukta yalnızdı ama yalnız ve kötü adam olmayı riskli gördü. Kızın ilerleyen saatleri sezip kalkması üzerine biraz acele tavırla oda kalktı yerinden ve para üstünü almadan çıktı dışarı kız evine gittiği yolun ters istikametine yürüyordu sahilde ağlayacak galiba diye düşündü. Sonra adımını hızlandırıp yanına yaklaştı. Tüm cesaretini topladı ve söze girdi. 'Pardon ben sizi yaklaşık 3 saattir izledim ve yüzünüzde bi mahsunluk sezdim konuşmak istermisin ki benim konuşmaya çok ihtiyacım var dedi'
Ne saçma bir girişti, kendisini aşağılayıp açık etti zamanında bu durum çok kullanıldı ona karşı ama yinede olsun diye bu cümleyi kurabildi. Kız kan çanağı olan gözleriyle süzdükten sonra ağlak bir sesle 'Olur' dedi ve yakında gördüğü banka oturdu. Çekinerek oda yanına oturdu. Nereden başlamalı diye düşündü ve klişe sorulardan yemeli dedi. İsmin ne nerelisin nerde okuyorsun gibi birazdan çoğunun cevabını unutacağı sorular sordu. Kızın ağlamak üzere yüz haline bakıp güldürme ihtiyacı duydu ve birkaç demagoji ile bunuda birazda olsa başardı. Hayallerinden bahsetti ve bunu o kadar iyi biliyorduki kendinden emin gözüktü. Sonra derdini sordu kızın. Kız bi aldatılmadan bahsetti ve alışkanlıklarının acıttığını belirtti. Aldatılma veya ölüm durumlarında ne diyeceğini pek bilmiyordu çünkü genelde aldatılan o olurdu başkaları cesur olamıyordu söylerken. Boşver diyebildi sadece haketmediğinden bahsetti. Hak olayını ilişkilere pek sokmasada bu kelimeyi savunma mekanizmasına katmıştı. Kıza sordu bi barda içmek istermisin şeklinde kız olayı sapıkça bi beklenti olarak görebilirdi. Ama böyle olmadı tamam dedi ve bir rock bar'a girdiler kızın görüntüsü uymuyordu buraya çok dekolte giymişti kısaydı eteği ve bu bar pek tekin olmuyordu aslında. Ama kendine güvenip girdiler 2 şer votka içtikten sonra dans etmeye başladılar red hot chili peppers'ın şarkılarını çalardı burdakiler ve tamamının sözlerini biliyordu, ve kızında eğlenmeye başladığını gördükçe eşlik derecesini artırıyordu. Geç saatlere kadar takıldıktan sonra çıktılar dışarı çok sigara içtik dedi ve havadaki yarı kirli havayı ciğerlerine çektiler. Sonra boş caddelerde yürürken kız ben aracımı kaçırdım dedi, yakında bir arkadaşımda yok zaten herkes bana düşman dedi ve gözlerine baktı. Erkek bunun fırsatçılık gibi algılanmasını istemezdi ve sen benim evde kal ben eski bir arkadaşa giderim evdedir dedi. Kız bunu kabul etmedi ve birlikte kalalım nolcakki tepkisi verdi. Ikıla sıkıla tamam dediler ve sallana sallana eve girdiler. Evde her zamanki sevdiği dağınıklığı vardı ama şimdi eskisi kadar sevemedi, kusura bakma diyip toparladı daha doğrusu gizlemeye çalıştı herşeyi yığarak bi köşeye. Mütevazi bir görüntüsü vardı evin; duvarda film ve rockstarlarının posterleri küçük boy tv laptop kirli bardaklar oyunlar renkli koltuklar kıyafetler.. Mümkün olduğunca toparladı ve elbise verdi erkek kıyafetleri içinde kız görüntüsü komik ve güzeldir dedi. Kız yan odada giyindi ve gayette yakıştı. Sonra tvdeki şeylere göz atmaya başladılar kız esnemeye başladı yatağını hazırlamalıydı ve dedi sen benim yerime yat rahattır ben salonda yatarım kız kabul etmedi sende yanıma uzan dedi. Göz bebekleri küçüldü erkeğin ama gözleri büyüdü. Ama.. dedi ve cümleyi başlatamadı. Epey olmuştu birisiyle uyumayalı, sarılmayı özlemişti, ama şimdi olmamalı dedi. Gel hadi diyince kız duramadı ve yan odada herşeyi kapatıp geceliklerini giydi ve geldi, kız makyajını silmişti ve daha güzel geldi doğal hali. Sonra ışığı kapattılar ve kız ben neredeyim diye söylendi ve sonra yüz yüze dönüp baktılar loş ışıkta birbirlerine. Kız ellerini tutmaya başladı ve yaklaştırdı kendini erkeğe. Erkek tereddüt etti yanlış yapmak istemez bir halde. Ve kız dudağını uzattı dayanamadılar ve kavuştu dudakları. Çok tatlı ve etli geldi hızlandı öpüşleri. Dokunmaya başladılar bedenlerine kıvrımlarda kayboldular. Soyunmak istediler ve bunu yapmak uzun sürmedi, boynundan aşağıya hızlı hızlı öptü ve oldum olası göğüs severdi, iyice kendilerinden geçtikçe sınırları kaldırdılar kafalarındaki ve hızlandılar sesleri yükseldi. Ve boşaldı bedenleri kenetlendikten sonra kız pişman gözükmüyordu, erkekse yaptıklarından utanıyordu. Kız sarılmak istedi erkekse rahatladı yanlış değil demekki dedi yaptıklarım. Sarılıp koklayarak birbirlerini terleri karışarak uyudular. Epeydir huzurlu olamamıştı uykuları bu kadar. Sabah erken kalkıp asalak yemek alışkanlığından sıyrıldı ve kahvaltı hazırladı. Yatağa getirdi birazcık yedikten sonra kız tekrar yatağa çağırdı erkeği. Geceden kalan istekleri devam etti. Kız telefonunu verdi görüşelim dedi ama bu bir son oldu. Bir mesaj geldi erkek duştayken. Açtı ıslak elleriyle yazılanları gördü 'çok güzeldi dün akşamdan bugüne ama bu kadarda kalsın herşey bi anı olarak kalalım, elveda..' yazıyordu. Çok şaşırdı erkek bi hatamı ettim diyerek küvete oturdu başını ellerinin arasına koyarak, mutlu olmuştu ve genelde mutluluğu kovalamalı derdi ama bu bir terkedilişti. Üzüldü düşündü ve kendisine baktı. Akan suyla umutsuzlukları ve gözyaşları karıştı. Çıktığında duştan yastığı kokladı bu bir umut kokusuydu, kaybolmamalı. Düşündü ve en azından dedi bir günde olsa güzeldi herşey dedi ve içinden bir yemin etti. Tekrar onu görmek için yaşamalı dedi, uzandığı koltukta uykuya daldı..


Orph' Orhan

Hiç yorum yok: